Tanınmayacak hale gelmiş eşyaları bile bir gün faydası olur diye atmayın.

içine giremeseniz bile lise yıllarından kalan bluzunuzu giyin ve "oldu!"
deyin.

Eve kedi almakta ısrar edin; başaramazsanız, evdeki bütün çiçeklere ad
koyun.

Onunla konuşacağınıza kedinizle konuşun.

Köpeği*niz* önüne gelene havlamaya ve saldırmaya başladığında, "Eğitilmesi
için, artık köpeği*ni* okula gönderme zamanı geldi" deyin.

Mırın kırın ettikten sonra kuru temizleyiciden kerhen aldığınız elbisesini,
kedinin üzerinde uyuması için yatağın üzerine fırlatın.

Sorulmadan, evin bütçesini dengelemek için öğütte bulunun.

Alışveriş sırası size geldiğinde, mümkün olduğunca, donmuş yiyecek alın.

Buz küpleri yapmaya yarar şeyi buzluğa susuz koyun.

işten eve geldiğinde, akşam yemeği için eksik malzemeyi almak üzere, en
yakını iki km ötede olan şarküteriye gönderin.

Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeği
TV seyrederek yiyin.

Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeğin
içine tuz başta olmak üzere her türlü baharatı koyun.

Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yemek yaptıktan sonra,
sızlanarak o gün hamburger yemek istediğinizi söyleyin.

Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene hazırladığı yemeği
sizinle paylaşma girişiminde bulunma cesaretini kırın.

Kırk yılın başında, içinden geldiği için size yemek yapmak istediğinde
ailenizden birinin çok iyi yaptığı bir yemeği yapmasını isteyin; tattıktan
sonra yüzünüzü buruşturun.

Yemek pişirmesinin sizinki kadar iyi olmadığını söyleyin. Ancak, çok meşgul
olduğunuzdan yemek pişirmeye ayıracak vaktiniz olmamış olsun.

Çamaşır yıkama sırasının ona geldiği hafta, her gün üç kez elbise
değiştirin. Hatta bir saat için giydiğiniz bluzu, katlayıp şifoniyere
koymaktansa kirliye atmanın daha kolay, her duştan sonra havlunuzu
değiştirmenin bayağı yararlı olduğunu birden farkedin.

Kan lekeli donlarınızı ortalıkta bırakın.

Tuvalet kağıdı bitince, bilhassa bir yolculuk için bir süre kent dışına
gidecekseniz, ruloyu değiştirmeyin.

Traş losyonu yerine bol bol kullanmaya bayıldığı cilt temizleme losyonunuzu
saklamayı ihmal etmeyin.

ıslak havlunuzu yatağın üzerine, onun yattığı kısma fırlatın.

Asetonla temizlenemiyorsa temizlemeye, mutfak bıçağıyla düzeltilemiyorsa
düzeltmeye değmez diye düşünün.

O hazır olmasa bile garsona sipariş vermeye hazır olduğunuzu söyleyin.

Ona sormadan onun için de siparişi verin.

Kendisine ait olmayan siyasi görüşleri ona atfedin.

Başınızdan geçen tatlı bir olayı anımsatın ve anlamsız gözlerle baktığını
görünce, "öyle ya, o sen değildin" deyin.

Başka erkeklerle olan ilişkilerinizde belirsiz olun; sürekli tahmin etmeye
çalışsın.

Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta yapacağınızı söyleyin.

Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta sonu yapacağınızı söyleyin.

Yapılması gerekli bir şeyi `yakında' yapacağınızı söyleyin.

Her şeyi baş ağrınıza yükleyin.

Annesi geldiğinde, abonesi olduğunuz Playgirl türü derginin ortalıkta
gözükmesini sağlayın.

Kileri temizleyeceğinize söz verin; sonra sadece içindekilerin yerini
değiştirin.

Evdeki hayvanın sizi daha fazla sevdiğini söyleyin.

Bir spora başlayın ama gerçekte sadece TV'den seyredin.

Eve yeni alınan bir aletin işletme talimatını "Bir moron bile bunu
işletebilir" diyerek okumayı reddedin; sonra bozduğunuzda kabahati fabrikada
bulun.

Onun fütursuz alışveriş huyu üzerine ileri geri konuşun; sonra gidip yarım
düzine çift ayakkabı alın.

Ertesi çarşıda bir çift daha alın; fazla mal göz çıkarmaz.

Sabah kendinize kahve yaptıktan sonra sütü dışarıda bırakın.

Yalancı tırnaklarınız salatanın içinden çıksın.

Dişinizi ilk önce siz fırçalayın ve macun köpük ve artığını lavabodan
temizlemeyin.

Yatmadan önce banyoyu önce siz kullanın ve her yere su sıçratın. Naylon
çoraplarınız ipte asılı, kanlı tamponlarınız yerde atılı kalsın.

Sorduğunda, evlenmek istediğinizi ama zamanını bilmediğinizi söyleyin.

Sorduğunda, `işler yoluna girdiğinde' evlenmek istediğinizi söyleyin.

Sorduğunda, `belki gelecek yıl' evlenmek istediğinizi söyleyin.

Kafası çok fena bozukken çocuk taklidi yaparak konuşun.

Kavgadan sonra çiçek gönderin ve artık herşeyin eskisinden daha iyi, güllük
gülistanlık olduğunu varsayın.

Kilo vermeye çalışırken, "Harika görünüyorsun hayatım, tatlını yiyebilirsin"
deyin; sonra geçen yılın pantalonlarına sığmadığını söyleyin.

Kendiniz 10 kg aldıktan sonra onun 2 kilo alması ile alay edin.

Hayatınızda onu hiç sakallı görmediğiniz halde a-acayip yakışacağını beyan
edin.

Yetişkin hayatı boyunca bıraktığı sakal ve saçlarını dibinden kestikten
sonra uzun saç ve sakalı ne denli çok sevdiğinizi söyleyin.

Saçınızı onunkinden daha kısa kesin.

Aşikar bir yalan söylemekten sakının. Kilolu görünüp görünmediğin
sorduğunda "Yo, *aslında* hayır" deyin.

Sözde kompliman yapın; kaş yapayım derken, göz çıkarın: "Siyah da çok ince
gösteriyor", "Cildin de bayağı düzeldi" falan deyin.

Ah bir anlayabildiğinizde, kaygılarını tartışmaktan nasıl da mutluluk
duyacağınızı belirtin.

Okumak için gece lambasını açık tuttuğunda şiddetle itiraz edin ama o uyumak
istediğinde siz okumak için açık tutun.

Yatak odanızdaki TV'nin bir süre sonra kendiliğinden kapanacağı konusunda
onu temin edin; sonra sabaha karşı söndürmek için kalkmak zorunda kaldığını
gizlice ve haince seyredin.

Çamaşırlarınızı etraftan toplamayın; sonra "Burası darmadağın" diye
yakının.

3 yastıkta ısrar edin; o uyuduktan sonra onun tek yastığını da çalın.

Yorganın onun üstündeki kısmını da üstünüze çekin, donsun.